Çukurova, Adana
 
 
 
 
   
  ADANA  
   
 
Kulaktan kulağa dolaşan Adana efsaneleri
Bir Mühendislik Harikası: Alman Köprüsü
Adana tarihinin zenginlikleri
Adananın İlçeleri
Kebap Adana`da yenir...
 
  LİNKLER  
 
Cebit 2013 Hannover Tur Programları
Domotex 2013 Hannover Tur Programları
EMO 2013 Hannover Tur Programları
DURU ELEKTRİK & MÜHENDİSLİK
KEŞAN HAZIR BETON
Makina Odası
Saros Körfezi
Baskılı Tişört Modelleri
Sanal Edirne Köprüsü
 
  Bizans Dönemi  
Çukurova, 395 senesinde Roma ülkelerinin ikiye ayrılması sonrasında Bizans devletinin elinde kalmıştır. İmparator Justinian'ın 23 yıl süren saltanatı esnasındaki imar faaliyeti yalnız köprülerle kalmamış, birçok kemerli su yolları, hamam ve hastaneler de inşa edilmiştir.
Bizans Dönemi
Roma İmparatorluğunun ikiye ayrılıp Çukurova'nın Bizanslılara geçtiği 395 tarihinden  İmparator Justinian zamanına kadar geçen süre içerisinde Adana ve Çukurova’ya dair pek bir bilgi yoktur. İmparator Justinian hakkında kısıtlı bilgiler mevcut olup, onlardan biri de Adana Taşköprü’nün inşa edilmesinden veya baştan başa yenilenmiş olmasından daha fazla ileri gidememektedir. Taşköprü’nün inşa kitabesinden az da olsa o dönemlerin Adana’sı için bilgi edinilebilmektedir.

İmparator Justinian'ın 23 yıl süren saltanatı esnasındaki imar faaliyeti yalnız köprülerle kalmamış, birçok kemerli su yolları, hamam ve hastaneler de inşa edilmiştir.

Bizans Dönemi

Orta çağların başlarında, 476 yılında Bizans imparatorluğunun İran Sasani devletinin tehdidi altına girmiştir. 500 senesinden itibaren ise Avarların tehlikesiyle karşı karşıya kalmışlardır. Bizanslılar ayrıca kiliselerle anlaşmazlıklar yüzünden de zor durumda kalmışlardır. 527 yılında tahta çıkan Justinian İmparatorluğu bu tür olumsuzluklardan kurtarmıştır. Öncelikle kilise üzerindeki otoritesini kuran hükümdar, ordu komutanları Belisar ve Narses'in yardımlarıyla, zaferler kazanarak devleti en üst duruma çıkarmıştır.

Justinian devrine kadar olumsuzluklarla karşılaşan Adana ovası imparator zamanında (527–565) birçok imar ve kalkınma faaliyetleri olmuştur fakat vergilere yapılan ağır zamlar ve özellikle memurların ilgisizlikleri olumlu yanları zayıflatmıştır. Devletin içinde bulunup Justinian'a düşman olanlar ise durumu daha kötüye götürmüşlerdir. Son olarak imparator Fokas (Phokas) zamanında (602–610) ülkede isyanlar artmaya başlamıştır.

Bu durum sonucunda Kartaca Valisi Heraklius (Herakleios) bir donanma ile İstanbul'a gitmiş ve halkın desteği ile şehre girdikten sonra Fokası ilk olarak tutuklatıp daha sonra ise idam ettirmiştir.

610 senesinde Heraklius yönetime geçtiğinde imparatorluk son derece kötü durumdadır. Sonrasında 611 de İranlılar Suriye'yi fetih ile Antakya'ya ilerlemişler ve oradan Filistin'e yönelip buraları da aldıktan sonra Anadolu'ya dönerek Üsküdar'a kadar gelmişlerdir. Bu durum da İranlılarla savaşmak zorunda kalan Heraklios bir taraftan Avarlara para göndererek kuzey tehlikesini önlerken diğer taraftan da mukaddes Kudüs şehrini ve 614 yılında İranlılar'in buradan götürdükleri salibi geri alma sözüyle halkını Haçlı seferine hazırlamıştır. Uzun süren büyük savaşlardan sonra İmparator İranlılara karşı kesin bir zafer almıştır. Yapılan antlaşma ile Bizans kaybettiği bütün yerlerini geri almıştır. Bu zaferden sonra İran ikincil devlet derecesine düşerken Bizans için en gösterişli devre açılmıştır. Fakat Herakleios’un maliyesi gibi askerî gücü de bu savaşlardan sonra  son derece zayıflatmıştı. Bu sebeple de ülkede bir türlü barışı sağlayamamıştır.

Daha sonra ki dönemlerde ise Çukurova ve Adana İslam kuvvetleri ile Bizans arasında kalmış, el değiştirmiş ve saldırılara uğramıştır. 8. yüzyıl başlarında artık gözükmeye başlayan Müslümanlar ile Bizans arasında ciddi çekişmeler başlamış fakat aralarında Abbasi-Emevi çekişmesi bulunduğu için Bizanslılar belli sürele için Çukurova’da bir süre daha boy gösterecektir.

BU KONU HAKKINDA YORUMLAR
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
 
www.adanadan.biz   Hakkımızda | Kullanım Koşulları |  Gizlilik Sözleşmesi  | Bize Ulaşın
 
© 2006, Birleşmiş Fikirler
[Fikir Tasarım Atölyesi]