Çukurova, Adana
 
 
 
 
   
  ADANA  
   
 
Kulaktan kulağa dolaşan Adana efsaneleri
Bir Mühendislik Harikası: Alman Köprüsü
Adana tarihinin zenginlikleri
Adananın İlçeleri
Kebap Adana`da yenir...
 
  LİNKLER  
 
Cebit 2013 Hannover Tur Programları
Domotex 2013 Hannover Tur Programları
EMO 2013 Hannover Tur Programları
DURU ELEKTRİK & MÜHENDİSLİK
KEŞAN HAZIR BETON
Makina Odası
Saros Körfezi
Baskılı Tişört Modelleri
Sanal Edirne Köprüsü
 
  Adana`nın 700 yılına tanık: Ramazanoğulları  
Ramazanoğullarının Adana ovasına yerleştikleri tarih tam olarak bilinmemekle beraber, Caber kalesine kadar aynı gruptan olan Kayılar'la birlikte geldikleri ve Süleyman Şah'ın Fırat nehrinde boğulmasından sonra onlardan ayrıldıkları Aşık Paşazade tarihinde yazılıdır.
Adana`nın 700 yılına tanık: Ramazanoğulları
Âşık Paşazade, Sultan Osman'ın dedesi Süleyman Şah Gazinin Caber Kalesi önünde boğulma olayından sonra kabilelerin ayrı kollardan göç ettiklerini yazmakta ve Yüreğirler için: “Üçok’un oğlu ve Kusun Varsağı ve Karaisa ve Üzeyr (Özer) ve Gündüz ve Kuşdemir bu altı kişi göçler ile Çukurova'ya geldiler. Yüreğir baş oldu onlara, geldiler Misis'i aldılar ve Tarsus'u dahi aldılar. Ve bu şehirlerin kâfiri Ermeni idi, bunlardan ahitle aldılar. Yüreğir öldü, oğlu Ramazan kaldı. Ramazan, Kusun'a Eserkef'i (Asarlığı) kışlak verdi ve Gülek'de Beremedik'i - Tekfurbeli'ni yaylak verdi. Karaisa'ya Midili'yi kışlak verdi ve Alnakşa (Anna-şa) yi yayla verdi. Kuş Timur'a Tarsus'ı kışla verdi ve Bulgar dağın yayla verdi. Gündüz'e Misis'i kışla verdi ve Misis dağın yayla verdi ve Ramazan kendi Adana'yı taht edindi ve bu baki kalan Beyler buna tâbi oldular. Yaylaların yaladılar ve kışlaların dahi kışladılar» diye bahsetmektedir.

Adana`nın 700 yılına tanık: Ramazanoğulları

Kunh'ul Ahbar ismindeki Âli tarihi de Ramazanoğulları'nın Adana ovasına gelişleri ve Beyliklerini ne zaman kurdukları hakkında bilgi vermemekte ve ancak: «Bu zümrenin evveli Türkmen Ramazan'ın oğlu Ahmet Beydir. Ezene, Sis ve Ayaş kasabalarına ve bazı Varsak nahiyelerine hükmedip 1378 tarihinden az önce vilâyetin valisi (Bey) oldular.» demektedir.

Mustafa Paşa ise Netaic El Vukuat adlı eserinde “İsfendiyar ve Ramazan ve Zulkadriye Oğulları Kastamonu ve Edene ve Maraş taraflarında istiklâllerini ilân eyledikleri misullu Gazi Osman dahi 699 H. tarihinde adına hutbe okutturarak istiklâl mertebesine erişti» demek suretiyle Ramazanoğulları beyliğinin kuruluşunu 1282 yılına götürmektedir. Fakat tarihsel olaylar Mustafa Paşanın bildirdiği zaman ile bağdaşmamaktadır.

Prof. Dr. Faruk Sümer Çukurova tarihine dair araştırmalarında şu bilgileri vermektedir:  “Moğol hanı Hulagu ve Abaka'nın kullandıkları şiddet siyaseti neticesinde Boz-Ok'lar ile Üç-Ok'lar Memlûk devletine sığındılar. Sayıları 40 bin evden fazla olduğu bildirilen bu Türkmenlere Memlûk Hükümdarı Baybars  (1260-1277) Antakya'dan Gazze'ye kadar uzanan sahada yurt vermiş ve Beylerine de dirlikler tahsis etmiştir.

Boz-Oklar kolunu teşkil eden Bayat, Avşar ve Beg-Dili'nin daha ziyade Haleb - Antep arasında Amik ovasında sakin bulundukları anlaşılıyor. Üç-Oklar'a gelince, onlar Çukurova bölgesine göç etmeden önce Amik ovasında ve Trablus taraflarında yaşamış olsalar gerektir. Bunların nüfusça kalabalık ve mühim rol oynayanları, bugünkü bilgimize göre, Yüregir, Kınık, Salur ve Bayandır'lardır. Bu Üç-Ok'lu teşekküllerden Yüreğir Ramazanoğulları'nın boyu'dur. Çukurova'nın bu ünlü Beyliğine ait en eski bilgi 1352/53 yılına aittir. Boz-Oklar'dan Dulkadiroğlu Karaca Beyin Mısır'a götürülüp 10 Ocak 1353 de öldürülmesi üzerine Ramazan'ın oğluna Türkmen Beyliği verilmiştir. Makrizi’nin ifadesinden Ramazan Beyin bu tarihten pek az önce ölmüş olduğuna hükmetmek mümkündür. Ramazan Bey hakkında bu kayıttan başka hiç bir tarihî bilgi mevcut değildir. Kendisinin, Âşık Paşa Zade tarihinde söylendiği gibi, Adana şehrine hâkim olmadığı muhakkaktır. Çünkü Adana 1360 yılında Memlûkler tarafından Ermeni'lerden alınmıştı. Bu şehri fetheden Baydemir'i Adana'ya kimi vali yaptığı da bilinmiyor.

Prof. Dr. Faruk Sümer ‘in incelemeleri Yüreğir'lerin hangi tarihte Çukurova'ya yerleştiklerini ve Beyliklerini kesin olarak ne vakit kurduklarını belirtmemektedir. Ancak Yüreğir'lerin Adana Ovasında ilk defa kondukları yere ve şehri nasıl aldıklarına dair Ramazanoğulları'nın destanlarından birisine göre:

“Ramazanoğulları üç yüz çadır ile Horasan'dan gelmişler ve Çaldağma (Adana'nın doğusunda şimdiki Çimento Fabrikasının bulunduğu Tepe bölgesine) yerleşmişlerdir. Adana'da bulunan Ermeni Kralının oğlu bir gün Çaldağma bölgesinde ava çıkmış ve doğanını turacı (keklikten biraz daha büyük kuş) yakalaması için bırakmıştır. Turacı yakalayamayan doğan Çaldağma’ya uçarak Ramazanoğllarının'nın çadırına konmuştur. Ramazanoğlu’nun kızı terbiye edilmiş bu yırtıcı av kuşunu tutmuştur. Ermeni Kralının oğlu doğanını aramak üzere buraya geldiğinde kuşu kendisine teslim eden Ramazanoğlu'nun kızını görür görmez ona âşık olmuştur. Kral’ın oğlu gece döndüğü zaman çok üzgün görünmekteymiş. Annesi sebebini sorduğunda, Çaldağma’da bir Türkmen kızına aşık olduğunu söylemiştir. Müslüman’dan kız almamak için kendisine bütün Ermeni güzellerini göstererek aklını başka tarafa yönlendirmek istemişlerse de bir faydası olmamış; gün geçtikçe Kralın oğlu sararıp solduğunu gören Kralın adamları endişe ederek Kralı ikna etmişler ve Çaldağı'na atlılar göndererek Ramazanoğlu'nun kızını istemişlerdir. Ramazanoğlu'nun çok canı sıkılmış fakat bir çaresini bulamamıştır.

Aşiretin ileri gelenleri ile bir toplantı yapmıştır. Bu toplantıda bir Ermeniye Türk kızı verilemiyeceğine ve gerekirse savaş yapılmasına karar verilmiştir. Ramazanoğlu'nun kızının fikri bu olayın sebebidir. Durumun kötü bir hal aldığını anlayınca kızı babasına: “Ermenilerin kalabalık olduğunu ve aşiretlerini yeneceklerini anlatmış. Düğün için, bütün Ermenilerin davet edilmesini ve çok sayıda rakı getirmelerini söylemesini istemiştir. Çok büyük bir düğün yapacağız ve Dünya böylesini görmemiş olacak demesini söylemiştir. Ermeniler içkilerle geldiklerinde rakıları onlara içirip, hepsini sarhoş ederiz demiştir. Daha sonra da Ermenileri öldürürsünüz diye devam etmiştir. Buna göre Ramazanoğlları Ermenilere şartını bildirmiş ve onlar da bunu memnuniyetle kabul ettikleri için düğün günü çok sayıda rakı ile Çaldağma’ya gelmişler. Ramazanoğulları, Ermenileri sarhoş edip uyuttuktan sonra hepsini öldürmüşler ve elbiselerini giyerek şehire düğün alayı geliyor, karşılayın diye haber göndermişlerdir. Adana'daki Ermeniler düğün alayını karşılamak için yola çıkmışlar ve Ramazanoğulları çevrelerini sararak bu bölgeyi Ermenilerden almışlardır.

Bu ilgi çekici destanın halen aynı şekilde anlatılması, gerek konaklama ve gerekse savaş bölgesi olarak anlatılan yerlerin doğru olması sebebiyle gerçeğe çok yakın olduğu anlaşılmaktadır.

Merkezi Adana olan beyliklerini 1377–1517 yılları arasında kuran, Ramazanoğulları beyliğinin asıl kurucusu Şahabettin Ahmet Bey’dir. Beylik aşiret adını ise Yüreğir’in oğlu Ramazan beyden almaktadır.
Şahabettin Bey devletin sınırlarını Halep’den Fırat ırmağına kadar genişletmiştir. Memlûk tarihçileri Sahabettin Bey için “heybetli, cesur ve dirayetli bir emir” demişlerdir. Ahmet beyin ölümünden sonra Ramazanoğulları devletinin idaresini oğlu İbrahim Bey almıştır. İbrahim Bey, 12 yıl süren beylikten sonra Karamanoğullarının oyunları sonucunda 1427'de Mısır Çerkez Memlûk Devletinin tutsağı olmuş ve üzüntüsünden ölmüştür.

Türkmenler İbrahim Beyden Çukurova'yı Memlûk baskısından kurtarmak isteyen bir kahraman olarak bahsetmişler ve tarihçileri’ de onun eşsiz yiğitliğini anlatmışlardır.

İbrahim Beyin böyle bir oyuna düşürülmesi, Yüreğir'in başkanlığında, Çukurova'ya göçüp Ramazanoğulları ile işbirliği yapan Varsak, Kusun, Gündüz, Kuştemur, Özer ve Kara Isa aşiretlerinin ayrı ayrı devlet yönetimi için çekişmeleri sonucunu doğurmuştur. Böyle karışık bir durumda Ramazanoğulları beyliği çok zayıflamıştır. Sonuç olarak Yavuz Sultan Selim zamanında (1517) Osmanlı Devletine katılan Ramazanoğulları 1608 yılına kadar içişlerinde bağımsız bir beylik olarak devam etmiştir. Aynı yıl Pir Mansur'un kendi arzusuyla emirlikten ayrılmasından sonra Adana; Osmanlı Devletine bağlı bir eyalet haline getirilmiştir.

BU KONU HAKKINDA YORUMLAR
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
 
www.adanadan.biz   Hakkımızda | Kullanım Koşulları |  Gizlilik Sözleşmesi  | Bize Ulaşın
 
© 2006, Birleşmiş Fikirler
[Fikir Tasarım Atölyesi]